İsteksizlik ve seçimsizlikle ayrilmaz bir ikili oluşturan durum. Zorunluluk, yükümlülük. Başka seçeneğiniz olmaması. Mevcut seçeneklerin uygunsuzluğundan da kaynaklı olabilir.Herkes mutlaka birşeylere mecburdur.Severek yaptığınız birşey bile olsa işin içine mecburiyet girdin mi kabusa dönüşür.
Hep zorluyor ve zorlayacak. Bazen haykırmana izin verecek, bazen de başını öne eğip kabul ettirecek. Dışarıdaki mecbur olmayanları görene kadar bir şey hissetmiyor insan. Aynı saatte yemek yeme mecburiyetleri, zamanında ve olması gerektiğin yerde olma zorunlulukları, onların belirlediği yaşa gelip onların mecburiyetlerini benimseme süreci. Kaybetme korkusu gün geçtikçe artıyor. Boğazında bir el, kendince abrakadabralı büyüler yapıyorsun. Suratının müsait bir köşesine yapıştırdığın , gülümseme büyüleri. hiç çekilmiyor. Hepsi mecburiyetten...sanki her şeyin o şeyi yapmamız için seferber olmuş gibi duyumsarız ve bu eziyetten kurtulmak için o şeyi eninde sonunda yaparız, yapıyoruz...
Şu bir gerçektir ki zorunlu, mecburiyetten yapılan herşey keyifisizdir. Mecbur kalırsın ama nedenini bir türlü anlatamazsın.
Zihin berraklığına erişip delirmemek için oynadığımız bir tür oyundur çoğu zaman...
3 Nisan 2010 Cumartesi
30 Mart 2010 Salı
Saçmalamaca...
Hani Bazen olur ya.. Kendi Kendinize dalar gidersiniz. Kendi iç dünyanızda bir iç hesaplaşma yaşarsınız.. Dünyadan Koparsınız.. İçinizde konudan konuya konudan konuya atlarsınız.. Bir süre sonra iyice saçmalamaya başlarsınız.... Sonra kendi kendinize veya biri tarafından kendinize getirilirirsiniz...Hı? noldu? ne olmuş? ne ? .. gibi karşınızdakine saçmalarsınız bu sefer de...İşte ben bunun en büyük örneklerinden biriyim malesef...Ama kontrol altına almayı başardım... Eskiden çok daha sık olurdu bu durum hatta bir keresinde öyle dalmışım ki ortalarında bir yerlerde acaba ne zaman başlamıştım diye düşünmeye koyulmuştum. Bu da beni bir şeyler öğrenmekten alıkoymuş olabilir. Belki de öğretmenlerin daha fazla gayret göstermesi gerekiyor. (yani bana bir şeyler öğretmek için.) Her neyse artık o kadar vahim değilim :D Burada da saçmalatmacalarımı, düşüncelerimi size sunacağım ister okuyun ister okumayın...! keyif sizin banane ... Ben burayı kimsenin dedikodusunu yapmak, Kimsenin zevklerini aşağılamak (bana ne ki!), yalan yanlış, bilip bilmeden şeyler yazmak için açmadım ! Bunu da bilesiniz :D .. Eğer hakkımda artniyetli bir şeyler yazıyor mu bu? yazmış mı? şunun zırvalıklarını bir okuyum, gibi şeyler düşünürek açtıysanız hemen usulca kapatınız blogumu ,gidiniz ve defolunuz efenim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
